Monday, May 19, 2008
Gönderen
Gazeteci
zaman:
10:35 AM
4
yorum var.
Monday, May 5, 2008





Selcuk

Ziyarete gelenler dileklerini yazip duvara asiyorlar.
Yuksekce bir tepedeydi kiliseAlin size bir umumi tuvalet. Sanirim gelmis gecmis en umumi tuvaleti Efesliler kullanmis. Buraya gelip, hem ihtiyaclarini giderir, hem de memleket meselelerini konusur tartisirlarmis. Acik oturum gibi yani :P Rahatlarina pek duskun olsa gerekler, gelmeden once hizmetcilerini gonderirlermis ki yerleri isinsin, sicak sicak otursunlar ;)
Gönderen
Gazeteci
zaman:
2:19 PM
7
yorum var.
Etiketler: Tatil Hatiralari
Saturday, April 26, 2008



Sehirden manzaralar


Asagidaki fotograflar da eve yurume mesafesindeki gol kenarindan



Gönderen
Gazeteci
zaman:
2:40 PM
2
yorum var.
Tuesday, April 22, 2008
DOST SOFRALARI


Gönderen
Gazeteci
zaman:
6:32 PM
2
yorum var.
Saturday, April 12, 2008
Gönderen
Gazeteci
zaman:
12:34 PM
5
yorum var.
Friday, March 28, 2008
Eski memleketimizdeydik gecen hafta. 4 gece, 3 bucuk gun suren cok guzel bir Chicago ziyaretimiz oldu. Eski dostlarla hasret giderdik, esimle eski gunlerimizi andik. Ne de olsa Chicago bizim Amerika'daki ilk ayak bastigimiz, yasadigimiz, ilk evimizin oldugu, musterek hayati paylasmaya basladigimiz ilk sehirdi. Orada gecirdigimiz yillar ve kurdugumuz dostluklar da bir o kadar ozel ve guzel bizim icin. Ayrica orasi benim ilk kez evde ekmek pisirdigim, ilk yogurdumu mayaladigim, ilk misafirimi agirladigim, Amerika'daki okul havasini ilk soludugum sehir olmasi munasebetiyle de ;) onemlidir. Ziyaretimiz boyunca bizi evinde agirlayan, cok da rahat ettiren canim arkadaslarima, ayrica gunduz cayina, aksam yemegine davet eden, orada gecirdigim zamani dolu dolu yasamama vesile olan butun arkadaslarima da coooookkkk cok tesekkurler. Bize de bekliyorum hepinizi. Mesafeler ve yillar araya girse de, biraraya gelince insan anliyor ki zaman dostluklari eskitemiyor. Ayriyeten yuksek Chicago sosyetesine de buradan selam cakiyorum. Onlar kendilerini bilirler :P
(Fotograf makinesini bizim afacan kirdigindan, yeni makine de Chicago donusu geldiginden dolayi fotograf cekemedim. O sebeple orada yasadigim siralarda cektigim fotograflari koyuyorum buraya)
( Chicago Turkish Festivali etkinliklerinde, sema grubu da gelmisti. Chicago Theatre'da guzel bir gosteri olmustu. Hatta haberini yapmistim .)
(Bir Chicago gercegi. Kar ve soguk)
(Botanik Park. Cok buyuk bir alana yayilmis harika bir mekan. Bir keresinde de bizim kizlarla gitmistik. Hatirladiniz mi?? :) )
(Sanirim bu ilk yapilan Turk Festivalinden bir fotograf. Esim cekmisti. Daley Plaza'nin onunde kurulmustu festival alani.Amerika'da bu kadar cok Turku bir arada gormek cok guzeldi)
(Nehir, sehir merkezinin icinden gecerek Michigan Golune akiyor. Bot turu esnasinda cektigim bir fotograf)
(Okula giderken neredeyse hep yakalandigim o uzuuunn trenlerden biri. Yolumun ustunde bir degil, iki tren yolu vardi. Ikisine birden yakalaninca okula gec kalmak kacinilmaz son oluyordu.)
(Goldeki bot turundan. Antenli bina Hancock Tower.Donme dolapli yer Navy Pier dedikleri iskele.Sehir merkezinin eglenceli yerlerinden biri. Bazen geceleri oraya gider, sakin, tenha bir yerden denizi seyrederdik. Michigan golune deniz diyorum ben, cok buyuk, denizden farki yok sayilir. Bi suyu tuzlu degil)
Gönderen
Gazeteci
zaman:
1:04 AM
2
yorum var.
Etiketler: Gezi-hatira
Tuesday, March 18, 2008
(CANAKKALE'DE BIR TARIH YAZAN NESIL)

Bugun 18 Mart. Gecen yil 18 Mart'ta Canakkale Gecilmez baslikli yazimi daha dun yazmisim sanki. Aradan 1 sene gecmis, nasil gecmis, ne cabuk gecmis???
Bu aksam haberlerde Canakkale'den goruntuler vardi. Muhabir, ulkenin her yanindan gelip vatani icin canini feda etmis isimsiz sehitlerin kabirleri basindaydi. Sadece geldikleri sehirlerin adi yaziyordu mezar taslarinda. Muhabirin okudugu sehirler arasinda Tekirdag'da vardi. Annem bahsetmisti, bizim aileden de bir sehidimiz varmis orada. Arada henuz bir yuzyil bile yok ama onlar neler yasadi, neler gordu, bilip anlayamiyoruz. Kucuklugumden beri kurdugum, zamanda yolculuk hayalim depresti yine. Askerlerimizin o eski fotograflarina baktim internette bulabildigim. Oradaki o iki askerin, ustu basi perisan, boynu bukuk yigit iki askerin bakisiyla karsilasinca, hic aklimda yokken gozlerim doluverdi. Perisandilar belki, kuru ekmege talim ettiler, sogukta usuduler, ayaklari carikliydi, siperlerde yatip kalktilar, anadan yardan ayrildilar. Ama yigittiler. Fedakardilar. Ve binlercesi o Canakkale sirtlarinda, Gelibolu eteklerinde, ulasilabilecek en guzel makama ulastilar. Biz burada kendi perisaniyetimize, bolluk icindeki icimizdeki yokluga yanalim....
Sehitlerimizin ruhuna olsun en guzel hediyeler... Ruhlari sad olsun.
Gönderen
Gazeteci
zaman:
10:07 PM
4
yorum var.
Sunday, February 17, 2008
Havadan sudan...
Oyun davetlerine gecikmis cevaplar-3
Yapmak isteyip yapamadiklarim ve yapmaktan keyif aldiklarim
Beceriksiz Gelincigim, bak bu davete vaktinde geldim, gordun mu?
Bilgisayar ekranimda ozel bir fotograf yok coktandir. (Yukaridaki iyi olurdu) Windows'un yemyesil bir cayiri ve masmavi bir gokyuzunu gosterdigi fotograf var. Her ne kadar otlayan inekler olmasa da resimde, oglum "inekler ot yiyoolaar" diyor. Otun oldugu yerde, inek de olur, olmalidir diye dusunuyo olsa gerek.
Yapmak isteyip de yapamadiklarimiz her insan gibi coktur hayatta. Kim erisebilmis butun isteklerine, hedeflerine? Eskiden beri bir gun gelip yazar olacagimi dusunurdum nedense... Olamadim tabii. Ciddi bir gayretim de olmadi. Televizyonda calistigim siralarda isimi cok sevmistim. Saatlerce gayret edip ugrasip, sonra da emeklerinin sonucunu TV ekraninda gormek cok zevkliydi. Simdi de TV ile ilgili bir seyler var ama isin mutfaginda olmak gibi, neredeyse isin butun asamalarini gormek gibi degil bu maalesef. Yapamadiklarimiz icin gayret sarfetmek lazim tabii ama olmazsa da cok uzulmemek... Ne de olsa hayrin nerede oldugunu biz bilemeyiz.
Hayatta keyif aldigim seylere gelince.... Kucuk seyler... insani seyler... bircok insan gibi sevdiklerimle birarada olmak mesela cok keyif veriyor bana. Annem babam, esim, oglum, canim ablam, yegenim, kuzenlerim, Turkiye'ye gittigimde bu saydiklarimin ve dayilarimin, yengelerimin, teyzemin bize gelmeleri, hep beraber gecirdigimiz vakitler... Kucuk seyler ama iste kolay elde edemedigimiz seyler...
Sonra bahar yeni yeni gelirken havadaki o harika koku ... Istanbul'da sokagin kokusunu icime cekerek yurumek... Dua ettikten sonra duydugum huzur.... Oglumun anneciiimm, babaciiimm diye seslenisini duymak, komik komik konusmalarini dinlemek, bir de kikir kikir gulusunu isitmek... Arkadaslarimla biraraya gelmek, muhabbetlerimiz... Aklima takilan herseyi internette aramak :)... Birseyler urettigimi, bir ise yaradigimi gormek... Evi temizledikten sonra tekrar tekrar ortaligi seyretmek :P... Arabada yalnizken muzigin sesini sonuna kadar acmak... (Artik oglus da genelde benimle oldugundan pek yapamiyorum)... okumak... zirt pirt fotograf cekmek... Cektigim fotograflara, albumlere bakmak... Deniz kenarinda yurumek (Turkiye'de)... Eski Istanbul'u ve Osmanli'yi ama bilhassa Istanbul'daki Osmanliyi anlatan birseyler okumak, izlemek... vs vs ... Gece vakti aklima gelenler boyle iste..
Evveett, bu kadar. Ben kactim... Yoruldum yaw.. Zormus bu oyunlara toptan cevap verme isi.
Gönderen
Gazeteci
zaman:
1:47 AM
6
yorum var.
Ne olurdum?
Oyun davetlerine gecikmis cevaplar-2


Gönderen
Gazeteci
zaman:
12:22 AM
1 yorum var.
Saturday, February 16, 2008
187. Sayfa

Gönderen
Gazeteci
zaman:
11:41 PM
1 yorum var.
Wednesday, January 23, 2008
Ben Mesgul
Gönderen
Gazeteci
zaman:
8:48 PM
8
yorum var.
Tuesday, November 27, 2007
Yuruyelim Seninle Istanbul'da
yuruyelim seninle istanbul'da

Gönderen
Gazeteci
zaman:
8:27 PM
10
yorum var.
Etiketler: Kitap
Friday, November 2, 2007
Severim
Gönderen
Gazeteci
zaman:
1:38 AM
7
yorum var.









