Friday, June 12, 2009


4 yasindayim...

Çoookk cool um.

20'ye kadar sayip, Ingilizce bile parcalarim.

Coook vizli (hizli) kosabilirim.

Mcqueen hastasiyim, haretenin (Karate) ustasiyim

Kizlarla aram cok yok, kankilerimin has arkadasiyim.

Bisiklet ustunde sov yaparim,

Annemin yuregini hoplatsam da , havami atarim.

Herseye ragmen ben annemle babamin minik tosbaasiyim.





Wednesday, June 10, 2009


O beni prenseeess peri sanıyooooo

Bendeki de saç o taç görüyooooooo




Benim tatlı cücem beni çoooooookk seviyooooo

Dünyadaki tek güzel ben sanıyooooooooo
o


Erkek cocuk annesi olmak pek güzelmiiişşşş

Bütün iltifatlar bana geliyooooooooooooooo




Monday, May 18, 2009


Haftasonundan Kareler


Gunesi, mavi gokyuzunu gorunce nasil da hemen heves ediyoruz kendimizi disariya atmaya, sahil kenarlarina kosmaya. Kostuk kosmasina ama Chicago'nun keskin ruzgariyla sersemlestik epey. Usuye usuye gol kenarinda yuruyus yaptik, dolastik, lahmacun yedik. Aksam eve gelince de nerede sizip kaldigimizi bilemedik. Ne zaman isinacak bu Chicagooooo?....






Epey ugrasti tirmanmak icin. Cok inaniyordu tirmanabilecegine. He he






Sunday, April 19, 2009

LALE DEVRİ



İstanbul Lale Devri'ni yaşıyordur şimdi deyip duruyordum. Canım kuzenim Nurdan sanki aklımı okumuş gibi bir sürpriz yapıp bu güzel fotoğrafları yollamış bana bugün. İstanbul dan taze taze...




"Halinde soylu bir yücelik var ki lalenin Bir devre vermiş ismini bir kahraman gibi " demis F. Nafiz Çamlıbel
















Monday, March 30, 2009

BUZLAR ERİYOR

Karlı buzlu Chicago günleri tam bitti derken yine kar yağdı. Pazar sabahı perdeleri açınca heryeri bembeyaz görünce şaşırdım. Burası için beklenmedik birşey değil aslında ama bahar beklentisine girmişiz demek ki yine de. Neyse ki bu sefer çabucak erimeye başladı karlar, buzlar. Aşağıdaki fotoğrafları kışın çekmiştim. Bu kadar buz olmadı bu sefer. Yine havadan sudan bir yazıyla geçiştirdim ama hiç değilse yeni birşeyler görüyorum sayfamda. Eee bu benim kendi halinde günlüğüm, günlük yazılar olmasa da. Kim karışır???





Wednesday, March 4, 2009



Yine ozledim Istanbul'u, cok ozledim...






















Sunday, February 15, 2009


N'ABER???

Friday, January 9, 2009

Hamur işleri

HAMUR İŞLERİ :)


3 bucuk yasindaki civcivleri oyalamak sanildigi kadar kolay degildir.Butun gun ayaklarinizin dibinde cik cik cik dolanirlar.
Istekleri bitmez, nazlari bitmez........ Hep " hadi oynayaliiimm, hadi benimle oynaaa, yemek yapmaaa, temizlik yapmaa, yatmaa, kalkmaaa" diye vidi vidi ederler. Saklambac oynarsiniz, kovalambac oynarsiniz, puzzle larini yaptirmaya kalkisirlar, trencilik oynatirlar, boyama kitabi boyatirlar,lar lar lar yani... Napiimm ben ablam gibi degilim, o bizim ailedeki butun kucuk cocuklarin gozbebegiydi. Onlari bikmadan usanmadan oynatir, cocuk sarkilari soyler, nasil eglendirecegini cok iyi bilirdi. Bense bi tek bebeklerle ilgilenmeyi cok severdim tombik ve sevimli olduklari ve bi de konusup biseyler isteyemedikleri icin. Oyun cagi cocuklariyla oynamak beni acaip daraltirdi. Hala da oyle ama mesele oglum olunca, mecbur oynuyoruz iste. Vazife icabi gibi birsey, o mutlu olsun yeter ki... Iste hemen hemen her cocugun sevdigi faaliyetlerden biri olan oyun hamurunu biz bazen evde birlikte hazirliyoruz. Hatta hazir hamurlardan daha cok makbule geciyor evde yaptigimiz hamur onun icin. Cunku hazirlama asamasini cok seviyor. Unu, suyu, boyayi katip rengarenk hamurlar yogurmak, sonra da bunlarla oynamak onu cok mutlu ediyor. 5-6 sene once bir okuldan Creative Art dersi almistim, orada cocuklar icin degisik oyun hamurlari hazirlamistik ama onlarin tarifleri bende yok simdi. Internetten buldugum bir tarifi yapiyorum. En basiti bu. Bazi hamur tariflerinde evde hemen bulunmayacak malzemeler oluyor ya da bazilari pisirme gerektiriyor. Benimki kisa yoldan is goren bir tarif. Ayrica pasta yaparken kullanmak uzere aldigim gida boyalarini hamuru renklendirmek icin kullaniyoruz. Bazi tariflerde renkli toz iceceklerden de katabilirsiniz diyorlar, toz halinde ama hic denemedim.

Ola ki cocugu olan biri acar da okur blogumuzu diye tarifi verelim hemen.

1 bardak un
yarim bardak tuz ( Ben goz karari koyuyorum, daha az oluyor galiba)
su
Gida boyasi

Olcuyu istege gore azaltip cogaltmak hamur sahibine kalmis
.

Hey gidi gazeteci heeyyy, oyun hamuru tarifi bile verdin ya su sayfandan, daha ne diyeyim ben sana.

Friday, January 2, 2009

KIŞ TATİLİ

Amerika'da sonbaharin baslamasiyla kendini yogun bir sekilde hissettiren tatil havasi, Christmas'da (Noel) uzunca sayilabilecek bir tatille son bulur. Cadilar Bayrami'yla baslayip, Thanksgiving (Sukran Gunu) ile devam edip, Noel'le nihayet bulan sezon, alisverisin de doruga ciktigi bir 'hot season' ayni zamanda. Biz de tatilden yana nasibimizi aldik yine bu donemde. Iste karli buzlu ama yakin dostlarimizla paylastigimiz simsicak hatiralarla dolu tatilden birkac kare... Tabii ki yine ozel kareler bize, genel kareler bloga...


Michigan Gölü


Denize taş atmayı çok seviyor birileri

Buz kütleleri



Hayır hayır kuzey kutbundaki buzullar değil, sadece Chicago



Koca deniz kadar göl böyle buz tutuyor her kış

Ve nihayet buzlar eridi

Monday, December 15, 2008

BUZ DEVRİ VE CHICAGO'DAKİ EVSİZLER

Gecen hafta kar yagmıştı. Kar, buz, soguk... Iste Chicago'nun kış yüzü bu. Hava sicakligi eksilerde dolasiyordu. Sonra dun arti 9 santigrat derecelere kadar cikti ve gece firtinali, siddetli bir yagmur yagdi. Sonra sabah kalktigimizda bir de baktik ki her yer buz tutmus. O yagmurdan sonra ısı eksi 15 santigratlara dusunce(hava durumunda eksi 27 gibi hissediliyor diye yaziyordu), her yer cam gibi silme buz olmus. Insan nereye tutunacagini, nasil yuruyecegini bilemiyor. Sabah 10 bucuk gibi cikmam gerekiyordu. Arabanin kapilari oyle donmus ki, epey zorladiktan sonra ancak acabildim. Arabanin isinip, pencerelerinin buzlarinin cozulmesi 15 dakikami aldi. Siteyi pek tuzlamamis olacaklar ki, araba parki buz pateni sahasi gibiydi. Yolda iki kere kaydi araba. Normalde ana yollari iyice acarlar, tuzlarlar ama bir ana yoldan ara yola girerken, buzlanmayi farkedemedim ve araba cok kotu savruldu. Buzlu kaygan yollarda frene basmak en tehlikeli is cunku frene basinca kontrolu tamamen kaybediyorsunuz. Arabaya nereye kayarsa oraya gidiyor, yapacak tek sey dua etmek. Bir arkadasa dogum gunu hediyesi almak icin girdigim magazadan yarim saat sonra cikinca arabanin sofor kapisini acamadim ve diger kapidan girmek zorunda kaldim. Anlatirken sozde ne kadar da zorlanmisim gibi geliyor, degil mi? Halbuki disarisi ne kadar soguk olsa da, girecek sicak bir evimiz, 15 dakika calisinca isinan arabamiz var... Ne buyuk nimetler! Cok sukur Allah'a. Daha iki uc gece oncesiydi. Birilerini gordum... Bizim gibi insanlardi onlar da iste. Ama buz gibi betonun uzerine atilmis eski, kirli yataklarda yatiyorlardi. Yan yana dizilmis yataklar.. Rüzgarlı şehrin o keskin soğuğu ve evsiz barksız insanlar... Sehir merkezindeki o yuksek binalardan birinde bir acilisa katilmistik. Programdan sonra binanin en alt katindaki otoparka inip, arkadaslarla arabaya bindik. Oradan ayrilirken gorduk onlari. Tamamen dort bir yani kapali bir otopark bile degil. Sadece ustlerinde bir cati, altlarinda buz gibi beton... Yorganlarina sarilmis, uyumaya calisiyorlardi... Kimbilir nasildi herbirinin hikayesi... Neler yasamis, neler getirmisti onlari o soguk Chicago gecesindeki buzdan yataklarina.... Bugun agaclarin, topragin, cimenlerin dondugu bu sogukta ne yapmislardi acaba?... Bu soguk gecede ben sicak evimde bu satirlari yazarken onlar ne yapiyordu acaba? Simdi elim yetismiyor onlara... Birsey yapamiyorum. Ama birsey yapamayanlarin yapabilecegi en guzel seyi yapip, dua etmeli... Butun darda kalanlar icin, butun sikintiya dusenler icin.... Ici disi usuyenler icin... Buzdan döşeklerde yatıp, acıyı, yalnizligi ustune yorgan diye cekenler icin... Merhameti bol olan Yaraticidan istemek lazim...

Tuesday, December 9, 2008



KAR VE KARINCA ADAM

Bu aksam guldurdu yine beni :) 3 bucuk yasindaki oglumdan soz ediyorum. Uzuuun uzunn biseyler anlatti bana. Birkac hafta once Ikea'dan Sukran Gunu indiriminden aldigimiz yazi tahtasina birkac resim cizdi. Karga adammis cizdigi resim. Sonra karinca adami anlatti. Bir turlu orumcek adam demek aklina gelmiyor cunku. Hani karincali, sinekli diye tarif ediyor. Demek ki aklinda haşerat cinsinden bisey kalmis ama karincami, sinek mi orumcek mi net degil? Orumcek adamli terlik almistik bu yaz. Karincali adamli terlik onlar da. Hic seyrettirmedim filmini cizgifilmini ama bir tisortun, bir terligin uzerinde resimlerini gorup tanıyabiliyorlar. Simdi de Thomas tren cizgi filmini anlatiyor. Tahtaya sozde birseyler yaziyor. Sevgili Toby, sevgili Emily, sevgili Diesel, sevgili Tigger, sevgili Piglet, sevgili fil... Sonra gururla bana dondu. "Ben guzel bisey yaptim"
Yuvarlagimsi birsey cizdi. Yumurtaymis. Kirilmis, icinden fenguen cikmis, bak! Yarim saat once okudugumuz kitaptan bir alinti bu da. Penguen Badi. Agzindan bal akiyor . Daha bugun ogleden sonra bir arkadasin evinden ciktigimizda, arabaya binip oturmamak icin kiyameti koparip, beni o karda sogukta cileden cikaran ayni kucuk insan.

Kar yagiyor disarida... Lapa lapa... Goruntu guzel, her yer bembeyaz ve gece aydinlik... -4 derece disarisi. - 12, 13'leri daha Kasim sonunda gorunce, -4 fena sayilmaz bile diyorsunuz ister istemez. Kari en cok geceleri ve aksam ustleri seviyorum... Masallardan cikma bir goruntuye burunuyor heryan... Oldugundan baska, oldugundan guzel... Sabah olunca buyu bozuluyor. Karlar cignenmis, yollar acilmis, kenara biriken karlar camur rengini almis, insanlar sogukla, camurlu karla mucadeleye girmis... Cocuklugumdan bir kac sahne gozumun onune geldi. Kar yagmis gece. Ablamla sokaga cikmisiz. Sokak lambasi altinda her bir kar tanesi isil isil, nasil parliyorlar, nasil guzeller... Her birini bir melek indirmis... Her biri birbirinden farkli, guzellikte yarisiyorlar.... Bir de mahalle arkadaslarimizla yaptigimiz kar topu savaslari geldi hayalime. Ama ne heyecan! Simdi 5 dakika disarida durasim gelmiyor. Donuyorum. Cocukken hic usumezmiydik biz? Saatlerce nasil oynayabilirdik o sogukta?..

Kocaman dinazor gelecekmis. Oyle diyor bizim ki. Oyuna doyamadi gecenin bu vakti. Ogleden sonra uykusu aksam ustune kadar devam edince uyku tutmadi onu da. Kocaman dinazoru bilmem ama yatagimin ustune her dakika yeni yeni oyuncaklar yerlesiyor. Kamyonlar, yap bozlar, arabalar... Yaziyi bitirme vakti geldi anlasilan.





Wednesday, November 5, 2008

OBAMA PRESIDENT


AMERIKA, YENI BASKANINI SECTI. OBAMA DEVRI BASLIYOR.




Evet, bugun Amerika yeni baskanini secti. Secim gunu daha saatler gece yarisini bile bulmadan secim sonuclari belli oldu. Resmi olmayan sonuclara gore Demokrat Partili Barack Obama, Cumhuriyetcilerin adayi McCain'e buyuk bir fark atarak, Amerika'nin 44. ve ilk siyahi baskani oldu. 47 yasindaki Obama, Kenya asilli siyahi bir babanin ve Kansas'li beyaz bir annenin cocugu. Obama bu gece Chicago sehir merkezinde cok buyuk bir kalabaliga Amerika baskani olarak ilk konusmasini yapti. Obama, Illinois eyaleti senatoru ve tabii eyaletin en buyuk ve onemli sehri Chicago.(Baskenti de Springfield Illinois eyaletinin) Biz dibimizde olan biten bu hadiseyi tabii ki TV'den takip ettik sadece. Bakalim, Obama devri nasil bir devir olacak Amerika'da. Onu bekleyen sorunlar o kadar cok ki.. Ulkenin dis politikasi, Irak'i, Afganistan'i, ic sorunlari, ekonomisi.... Gelen gideni aratmasin, hersey daha iyi olur insaallah. Yeni baskanin adi hep degisim ve umitle yanyana, insaallah umitleri bosa cikmaz insanlarin. Daha ozgurlukcu, daha sagduyulu, her irka, her dine daha saygili bir Amerika beklentisi var...

Daha dun gece sehir merkezinde dolasirken bir kopru altinda su cizimi gormus, fotografini cekmistim. Yaninda hicbir yazi yoktu ama cizimdeki adam Obama'yi temsil ediyor olmali. Amerika'yla el sıkısan Obama.



6-7 yil once dil kursuna giderken yasini basini almis, Meksika asilli bir bey olan Ingilizce ogretmenimiz anlatirdi. Gencligi Chicago'da gecmis ve o yillarda ki cok cok eski bir tarih degil, belki 40-45 yil oncesi, otobuste zenciler arkaya, beyazlar one otururmus. Tuvaletler dahi ayriymis. Hatta sanirim ne Amerikali, ne de zenci olmayan kendisi gibi diger yabancilar icin de ayri tuvaletler varmis. (Bu kisimdan emin degilim, oyle hatirliyorum sadece)Yani dusunun, Amerika nereden nereye... Daha o yillarda zencilere bu kadar ikinci sinif insan muamelesi yapan, hatta zarar veren, olduren bazi insanlar, simdi hala yasiyor. Boyle insanlarin siyahi bir baskani kabullenmesi kolay olmayacak. Gecen yil Cleveland'da yasarken, oturdugumuz sitedeki genc irkci tiplerin, beyaz oldugumuz halde sirf yabanci oldugumuzdan dolayi bize nasil tepkili olduklarini gormek beni cok sasirtmisti. Daha oncesinde boylesine aciktan yabancilara duydugu rahatsizligi gosteren insanlara rastlamamistim.

Ne denir simdi bu durumda? Hadi bakalim, kolay gelsin!





Bir yil daha, bir yas daha

Bir yili daha devirdim su dunya hayatimda. Geriye ne kadar kalmistir kimbilir? Geriye kalani hayirla, dogrulukla gecirmeyi nasip etsin su omru veren. Dogum gunlerimde oyle pek cosup sevinen bir insan degilim. Neyime sevineyim ki? Yi hooo, yaslaniyorum yasasin filan diyecek halim yok. Ama yine de bilhassa esim tarafindan hatirlanmak hosuma gidiyor tabii. Dostlar tarafindan hatirlanmak da guzel ama niyeyse kendimi mahcup hissediyorum...Dogum gunumden bir gun once sevgili komsum Gulenay guzel bir surpriz yapti, onun evde kiz kiza yemek yiyecegimizi sanirken, birden bire benim icin yaptigi pastayi cikarinca neye ugradigimi sasirdim. Cok sagol sevgili komsum. Hatirlayan herkese de cok tesekkur ederim ama bir daha dogum gunum yaklasirken agzimi acmayacagiiiimmm...

Esim de bu yil tam vaktinde hatirladi. Eski Chicago yillarimizda gelenegimizdi, bir yerlere yemege ciktik, bu sefer yanimizda oglusumuzla.Daha sonra da downtowna gittik, hava guzeldi, yuruduk... Deniz kenarina (Michigan golu kiyisi)gittik, Navy Pier'da dolastik biraz. In cin top atiyordu, etraf tenhaydi epey.. Son birkac gundur sıkıntılıydım, iyi geldi bu gece... Basim deli gibi agrisa da! Cok sukur bu gunumuze...


Sevgili komsumun surpriz pastasi :)


Geceden manzaralar... Guzel bir mekan

Navy Pier'in cicekleri


Gittigimiz restorantta fotograf cekilirken dogum gunum oldugunu soyleyince
surpriz olarak bu tatliyi getirdiler :) Turquoise Cafe, nezih bir Turk lokantasi

Navy Pier'daki iskele. Bir yanda kafeler, icerideki carsida magazalar var.
Diger tarafta da gezinti gemilerine binebiliyorsunuz.

Tuesday, November 4, 2008




HALLOWEEN ya da nam-i diger CADILAR BAYRAMI

Amerika’lilarin bayram sezonu Cadilar bayramiyla beraber basladi. Ekim ayinin sonunda Halloween’I kutladilar, kiliktan kiliga girerek. Her tarafta cadi kilikli insanlar, vitrinlerde maketler, kiyafetler, evlerin onunde ici oyulmus kabaklar…. Biz de megerse nasibimizi almisiz Halloween’den de haberim yokmus. 3 bucuk yasina yaklasan oglum, bugun arkadasiyla resim yapmak istedi. Defterini, boyalarini verdim. Defterini bir acti, ne goreyim? Kendisinden hic ummayacagim bir resimle karsilastim. Koca bir surat, iki kirmiziya boyanmis goz ve bir agiz. “ Anne bak ben korkunc yaptiiimm” dedi ovunerek. Onun yaptigina pek inanmadim, “ hadi birkez daha ciz bakalim” deyince gercekten de o resmin cok benzerini carcabuk ciziverdi. Sonra ardindan bir daha, bir daha…. Bu cocuklardan korkulur, gercekten alicilari cok kuvvetli. Kucuktur, pek anlamaz dediklerimiz bile nasil kaydediyormus megerse herseyi. Sanirim bu surat her yanda gordugumuz ici oyulmus kabak suratlarin hatirasi. Gecen sene bir arkadasimin ikizlerinin tam da bu zamanlar cizdigi resimleri hatirliyorum da, korku filmi seyretmedikleri halde onlari cizebilmelerini sanirim Halloween’e borcluyuz. Bakalim bu ‘korkunc resim’ cizme modasi ne zaman gececek. Insaallah cok uzun surmez L Onumuzde Sukran Gunu var, Thanksgiving. Bari bu temasi guzel olan bir bayram. Hadi gelsin hindi resimleri :) Bu arada yaklasan Kurban Bayrami’ni da daha eglenceli, daha cazip hale getirmeye calismaliyiz cocuklar icin galiba. Ramazan Bayrami’nda odasini susleyip, hediye almistik, baska ne yapabiliriz acaba?

Bu arada Cadilar bayrami Halloween’in belki tek guzel yani, cocuklarin bizim Ramazan bayramini da animsatan, kapi kapi dolasip seker toplama adetleri. Bir de turuncu turuncu kabaklar, ici oyulmamis olanlari tabii :) Gecen de dayanamayip aldim, sonra kabak tatlisi olarak hizmet etti turuncu pumpkinimiz.

Hey gidi hey! Bir cadilar bayramini daha noktalamis bulunuyoruz su diyar-i gurbette. Vay be, ne gunlere kaldik!


Tuesday, October 21, 2008

Marmara Adasi'nda birkac gun

Kisin habercisi soguk havalarin buralarda basladigi su gunlerde, ben yine bir donup yazdan kalma gunlere baktim.Bu yaz ablamlar ve kuzenlerimle cok guzel bir tatil gecirdik. Ablamlarin her sene Agustos ayinda yaptiklari tatile, kuzenler Nurdan ve Imran ve universiteyi Nurdan ve benle ayni okulda okuyan, Turkiye hayrani yabanci bir arkadasimizla beraber birkac gunlugune katildik. Tabii tatli yegenim Zeynebim ve de oglus da aramizdaydi. Geceleri onlari bahcedeki hamakta sallayip uyutunca, saatlerce yaptigimiz muhabbetler, geyikler, gazoz, cekirdek fasillari tatli birer hatira olarak kaldi. Cok ozledim sizi millet.

Manzara guzeldi, yemekler guzeldi. Amma velaakiinn Imran'la paylastigimiz odamiz hakkinda hiiicbir yorumda bulunmuyorum. O bizim aramizda kalsin degil mi Imrancigim?

Balik gibi yuzen ve bizim oglusa cok guzel ablalik eden Zeynosuma da buradan bir selam cakiyorum cunku birazdan bakacak bu sayfaya.



Karsida gorunen kasiga benzeyen ada Kasik adasiymis.




Fareye benzedigi icin Fare adasi da denen Hayirsiz ada


Marmara adasi




Marmara adasi zengin mermer yataklarina sahip. O sebeple de hic nem olmazmis.




Sunday, October 5, 2008

YAZDAN KALMA


YAZDAN KALMA FOTOGRAFLAR -1


Petekten sofraya









Trakya'da bir guzel koy

Rahmetli dedem cok severdi arilarla ugrasmayi... Simdi de dayim ilgileniyor.


Dalindan taze taze domatesler... Bizim oglus ozellikle kiraz domateslere bitti, bostanda koparip koparip yedi...











Monday, September 22, 2008

Aaarrtiiikkk beenim deee bir ucagim vaarr


Minik ellerin legolardan yaptigi ucak :P


Uyumadan once carcabuk bir lego ucak yapilir, anneye ' hadi, forutaf (fotograf) cekelim mi ucagi? Baakk, senin icin ucak yaptim, sana yaptim' denilir. Boylece yataga gitmemek icin birazcik daha zaman kazanilir.

Imza: Bahaneler krali 3 years old







Sunday, September 21, 2008

RUYA

Dun ruyamda bir siir yazdim. Upuzun misrali, kisa bir siir. Hatirlayamadim bir turlu ne yazdigimi uyandigimda, ama cok guzeldi. Okurken kulaga hos geliyordu, musiki gibi.

Sunday, September 14, 2008

WORLD FROM THE SKY

Gokyuzunden dunyayi temaşa

Gidisin bir de donusu vardi. Bunlar da donus yolunda biriktirilen kareler...




Adim adim gundogusu


Sunrise
Asagida gorulen yer Karadeniz kiyilari olmali, cunku Istanbul'dan havalandiktan sonra epey bir sure bu denizi gorduk.

Gokyuzunden Amsterdam, Hollanda


Amsterdam, Holland

Thursday, September 11, 2008

WELCOME BACK TO CHICAGO

4 yil aradan sonra Chicago'dayiz yine. Ohio'dan guzel anilar, guzel dostluklarla geri donduk. Iki kisi gittik, uc kisi geldik. Donusumuz muhtesem filan olmadi tabii ama iste Amerika'da kendimize kurdugumuz yeni hayatin ilk duragi Chicago olunca, bizim kalbimizde yeri ayri...

40 gunluk Turkiye tatilinden ve yine uzuunn bir yolculuktan sonra yeni evimize ayak bastik. Hatta ayak basali 20 gunu gecti. Bir suru fotograf ve hatiram var unutulmadan yazilmayi bekleyen ama bilgisayar basinda gecirecek zaman cok yok.Flash disk ve CDlere filan yukledigimiz fotograflarin sayisina bakinca, '40 gun icinde iyi is cikarmisiz' dedim, zira ben ve kuzenler yaklasik 1000 kadar fotograf cekmisiz toplamda. O da sanirim benim getirebildiklerim. Bakalim, aralarindan birkaci bloga da duser insaallah yakinda.

Eskilerden bir fotograf koyayim yazinin anlam ve onemine binaen.Taa 5 kusur sene once cekmisim bunu.

Dunyanin dort bir yanindan kapimizi tiklatanlar
 
Locations of visitors to this page