Friday, February 16, 2007

Guzelim Bogaz ve Rumeli Hisari

2006 yazinda cektigim fotograflardan. Anadolu Kavagi'na cumbur cemaat ailece giderken




Istanbul oyle buyulu ve insani kendine baglayan bir sehir ki... Adim adim butun sokaklarini gezsem yine de doymayacakmisim gibi geliyor. Hele o tarih. Ne yana baksam gordugum o yasanmislik! Tarihi mekanlarda hep zamana yolculuk yapmak istemisimdir. Yazin Istanbul'un fethinin kutlandigi siralarda oradaydim. Gosterilere yetisemedim ama sonrasinda annem, kuzenim Imran ve minik oglumla surlarin dibinde yuruduk, fotograflar cektik. Kimbilir neler yasanmisti o surlarin dibinde 1453 senesinde. Ulubatli Hasan bayragi tam olarak nereye dikmisti acaba?? Bir televizyon ekranindan seyreder gibi seyretmek isterdim o gunleri...

Ya o guzelim bogaz kenarina serpistirilmis saraylar, yalilar.. Oralarda yasanan tarihi, gecmisin Istanbul'unu, Istanbul'un gecmiste kalmis o insanlarini gormek isterdim... Topkapi Sarayi'nin bahcesinde dolasirken, kim hayal etmez orada yasanan Osmanli'nin en ihtisamli ve guzel gunlerini... Kim istemez seferden donen padisahi atinin ustunde seyretmeyi...
Bunlar simdilik olabilecek seyler degil tabii ki ama sanirim Istanbul'u bir bilenle gezmek, Istanbul'un tarihine, gecmisine vakif bir insanla yeniden Istanbul'u kesfetmek guzel olurdu.





Istanbul

Ozledigim sehir





Aslinda 2006 yazinda cektigim bir fotograf. Makinenin tarih ayarini duzeltmedigim icin 2000 yilini gosteriyor.
Ne guzel soylemis sair... en sevdigim Istanbul siirlerinden biri...
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul,
İstanbul...
Necip Fazil

Dunyanin dort bir yanindan kapimizi tiklatanlar
 
Locations of visitors to this page